Esenyurt Escort Cansu Sitede Balkonda Yağmurda Islak Bekliyor
Gece yarısını geçmişti ve Esenyurt’un kalabalık sokakları, yazın son yağmuruyla ıslanmıştı. Cansu, Esenyurt escort olarak bilinen o gizemli kadın, yüksek bir apartmanın balkonunda duruyordu. Sitenin en üst katında, kimsenin ulaşamayacağı bir yer. Yağmur damlaları, ince beyaz elbisesine yapışmış, kumaşı tenine yapıştırıyordu. Islak saçları omuzlarından aşağı süzülüyor, makyajı hafifçe akmıştı ama bu, onu daha da baştan çıkarıcı kılıyordu. Cansu, 25 yaşında, uzun bacaklı, dolgun göğüslü bir afetdi. Mesleği gereği, her gece yeni bir heyecan peşindeydi, ama bu gece farklıydı. Bir müşteri, onu balkonda beklemesini istemişti – yağmur altında, ıslak ve hazır.
Cansu, balkon demirlerine yaslanmış, şehre bakıyordu. Esenyurt’un neon ışıkları, yağmurla karışıp parıldıyordu. Telefonu titreşti: “Yoldayım, kapıyı açık bırak.” Kalbi hızlandı. Bu adam, zengin bir iş adamıydı; onu Esenyurt escort ilanlarından bulmuştu. Adı Mert’ti, 40’larında, güçlü yapılı biri. Cansu, onun gibi müşterileri severdi – dominant, ama nazik. Yağmur hızlandı, elbisesi tamamen şeffaflaştı. Sütyensiz göğüsleri, ıslak kumaş altında belli belirsiz görünüyordu. Soğuk su, meme uçlarını sertleştirmiş, tenini ürpertmişti. Elleriyle kollarını ovuşturdu, ama içindeki ateş, yağmuru unutturuyordu.
Kapı çaldı. Cansu, balkondan içeri geçti, ama ıslak ayak izleri halıyı lekeledi. Mert, siyah yağmurluğuyla içeri girdi, gözleri Cansu’yu süzdü. “Vay be, tam beklediğim gibi,” dedi derin bir sesle. Cansu gülümsedi, dudaklarını ısırarak. “Hoş geldin. Balkonda mı yoksa içeride mi?” Mert, yağmurluğunu çıkardı, altında kaslı gövdesi belli oluyordu. “Önce balkon. Seni öyle görmek istiyorum – ıslak ve benim.” Cansu’nun kalbi göğsünde küt küt atıyordu. Onu elinden tutup balkona çıkardı. Yağmur, ikisini de ıslatmaya başladı. Mert, Cansu’yu demirlere yasladı, ellerini beline sardı. “Sen bir Esenyurt escort harikasıymışsın,” diye fısıldadı kulağına, nefesi sıcak ve nemli.
Cansu, Mert’in dokunuşuyla eriyordu. Elleri, ıslak elbisesinin üzerinden göğüslerini okşadı. Parmakları, sertleşmiş uçlara bastırdı, Cansu inledi. Yağmur damlaları, boynundan aşağı akarken, Mert’in dudakları boynunu öpmeye başladı. “Islağın çok seksi,” dedi, eli yavaşça aşağı kayarak. Cansu’nun eteğini yukarı sıyırdı, iç çamaşırının ıslaklığını hissetti. Parmakları, kumaşın üzerinden vajinasını okşadı, dairesel hareketlerle. Cansu, bacaklarını araladı, yağmura rağmen vücudu yanıyordu. “Daha fazla,” diye mırıldandı, sesi yağmurun gürültüsünde kayboluyordu.
Mert, Cansu’yu döndürdü, sırtını kendine yasladı. Elbisesini yukarı çekti, kalçalarını avuçladı. Sert bir ereksiyon, pantolonunun üzerinden kalçasına baskı yapıyordu. Cansu, elini arkaya uzatıp onu okşadı, fermuarını indirdi. Yağmur, ikisini de sırılsıklam etmişti; su, tenlerinden akıp gidiyordu. Mert, iç çamaşırını kenara çekti, parmaklarını içine soktu. Cansu’nun ıslaklığı, yağmurdan mı yoksa heyecandan mı belli değildi, ama o sıcak, dar vajina Mert’i deli ediyordu. Parmaklarını ileri geri hareket ettirirken, diğer eliyle göğsünü sıktı. Cansu, inlemelerini bastıramıyordu; balkonun korkuluğu sallanıyordu.
“İçeri girelim,” dedi Mert, ama Cansu başını salladı. “Hayır, burada. Yağmurda.” Gözleri parlıyordu, vahşi bir arzuyla. Mert güldü, onu korkuluğa doğru eğdi. Pantolonunu indirdi, sert penisini çıkardı. Başını Cansu’nun kalçalarına sürttü, ıslak vajinasına değdirerek. Yavaşça girdi, her santimiyle doldurarak. Cansu, zevkle haykırdı; yağmur, sesini boğuyordu. Mert, ritmik hareketlerle pompalamaya başladı, elleri kalçalarını sıkıca tutuyordu. Her darbe, Cansu’yu daha derine itiyordu – ıslak, kaygan, tutkulu. Göğüsleri sallanıyordu, yağmur damlaları üzerlerine düşüyordu.
Cansu, bir elini vajinasına götürdü, klitorisini okşarken Mert’in içindeydi. Orgazm yaklaşıyordu; vücudu titriyordu. “Hızlan,” diye yalvardı. Mert, daha sert girdi, kalçaları şapırtılı sesler çıkarıyordu. Yağmur, tenlerini kamçılıyordu, ama acı değil zevk veriyordu. Cansu’nun vajinası kasılmaya başladı, sıcak bir dalga onu sardı. İnleyerek boşaldı, bacakları titriyordu. Mert, birkaç darbeden sonra o da patladı; sıcak spermi Cansu’nun içine doldurdu, yağmurla karışan bir ıslaklık.
Nefes nefese kaldılar, balkonda sarılmış halde. Mert, Cansu’yu öptü, dudakları tuzlu ve ıslaktı. “Sen mükemmel bir Esenyurt escort‘sun,” dedi. Cansu gülümsedi, hâlâ titreyerek. İçeri girdiklerinde, duşu açtılar. Sıcak su, soğuk yağmuru unutturdu. Mert, Cansu’yu duvara yasladı, sabunlu elleriyle vücudunu keşfetti. Göğüslerini emdi, meme uçlarını dişledi hafifçe. Cansu, diz çöktü, penisini ağzına aldı. Dilini etrafında dolaştırdı, emerek, yalayarak. Mert’in inlemeleri banyoyu doldurdu. Sonra onu kaldırdı, bacaklarını beline doladı ve duvara yaslayarak tekrar girdi. Bu sefer yavaş, derin hareketlerle. Cansu’nun tırnakları sırtını çizdi, zevkten.
Gece boyunca devam ettiler. Yatakta, koltukta, her yerde. Cansu, Esenyurt escort olarak her müşteriye farklı bir hikaye sunardı, ama bu geceki yağmur ve ıslaklık, unutulmazdı. Mert, sabaha karşı ayrılırken, “Tekrar arayacağım,” dedi. Cansu, balkona dönüp yağmura baktı. Vücudu hâlâ titriyordu, ama gülümsüyordu. Esenyurt’un geceleri, onun için hep böyleydi – ıslak, tutkulu ve sonsuz.
(Kelime sayısı: 728)